| Karın
doyurmak bedava
Sarıalan, özellikle hafta sonu ve bayramlarda tam bir
mangal panayırını andırır. Teleferik, dolmuş yetmez...
Özel otobüslerle akın akın insan gelir. Kimi yoldan
uzakta bir ağaç altını tutar. Kimi mangalı hemen otobüsün
yanıbaşına yolun ortasına kurar. Kimi teleferik istasyonunun
önünü mesken tutar. Her yerden sucuk, köfte kokuları
yükselir. Ben gibi, bir yerlerden çeyrek ekmek edinip
aralarına daldın mı, o karambolda bedavadan karnın doyar.
Oturacaksanız
Sarıalan'a teleferikle geldiyseniz, indikten sonra dolmuş
durağını geçer geçmez sola; yok Kirazlıyayla üzerinden
veya oteller bölgesinden geldiyseniz durağa gelmeden
sağa sapın. Birbirinden keyifli yeme içme yerleriyle,
hediyelik eşya satış barakalarını geçer geçmez, karşılaşacaksınız...
Her
yerde kar var
Sarıalan'daki yeme içme yerleri bizim buradakilere benzemez.
Herkes kışın bahçesini kaparken, burada tam tersi olur...
Mekanların kapalı bölümlerindeki masalar, sandalyeler
bile dışarı çıkarılır... Karların üzerine, çamların
altına yayılır. Demem o ki burada kimse içerde oturmaz.
Dışarıyı tercih eder. Zaten burada mönüler, et mangal
üzerine kurulu olduğu için içerde oturan, "kendin
pişir kendin ye" zevkinden mahrum kalır. Yanısıra
mis gibi havayı soluyamaz, enfes manzaranın tadını çıkaramaz...
Hesaplar
hesaplı
Burada yanyana sıralı mekanların oturma alanları haliyle
birbirinden farklılık gösterir. Ortak özelliklerine
gelince... Etleri, sucukları, yoğurtları, turşuları
lezzette sanki birbiriyle yarışır. Burada suyu pet şişede
isteyenin aklından şüphe edilir... E tabi, Uludağ'ın
müthiş lezzetli kaynak suyu ne güne durur? İnsanı ne
kadar içse şişirmez. Üstelik burada hesaplar da hesaplı
gelir. |
| Çocuklar
için kar topu, kardan adam, kızak, top...
Büyükler için çocukluklarını yaşamak...
Meraklısı için yürüyüş...
Form
tutmak isteyenler için koşu...
Ve tabii mangal sefası. |