Köprülü Kanyon'un
nasıl bir cennet olduğu, daha Antalya-Alanya yolundan
sapar sapmaz belli oluyor. Sapakla kanyon arasındaki
yolun büyük bölümü çam ormanlarıyla kaplı. Yer yer
rastlayacağınız sedir ağaçları ise çamlara ayrı bir
güzellik katıyor.
Sapaktan 25 kilometre sonra yolun
çatallaştığını görüyorsunuz. Soldan devam ediyorsunuz
ve 'Beşkonak 10 km' yol tabelasını görüp doğru yönde
olduğunuzu anlıyorsunuz.
Kendi otonuzla
gidiyorsanız dikkatli olun. Buradan sonra yol hayli
virajlı ve tehlikeli. Bazı yerler iki arabanın yanyana
geçemeyeceği kadar dar.
Biraz sonra,
Toroslar'dan doğan Köprü Çayı'na ulaşıyoruz. Kıvrıla
kıvrıla akan çayı solumuza alıp inanılmaz güzellikteki
bir doğanın içinden geçerek yolumuza devam ediyoruz.
Çay
kenarındaki, restoranları geçip önce sağa ardından
sola doğru kıvrılan yoldan ilerliyorsunuz. Yol burada
tekrar çatallaşıyor. Siz soldan devam ediyorsunuz.
Biraz sonra Köprülü Kanyon'dasınız.
Tercihan aracınızı
restoranların önündeki park yerine bırakıyorsunuz.
M.S. 2. yüzyılda Romalılar tarafından kesme taştan
inşa edilen ve günümüzde ağır kamyonların bile geçebildiği
köprüye çıkıyorsunuz.
Oluklu Köprü
çaydan 27 metre yükseklikte. Buradan Köprü Çayı'nın,
gökyüzüne doğru yükselen duvar gibi dimdik kayaların
oluşturduğu daracık kanyondan coşkuyla akışını seyrederken
adeta büyüleniyorsunuz. Manzara burada tek kelimeyle
eşsiz. Ardından köprünün hemen yanındaki taş basamaklardan
sahile iniyorsunuz. Kendinizi, yine seyrine doyum olmayan
bir doğa güzelliğinin içinde buluyorsunuz. Yürümekten
yorulduysanız, çıkarın ayakkabılarınızı, oturun sahildeki
kayaların üzerine ve ayaklarınızı buz gibi suya sallandırın.
Manzaraya doydunuz, ayaklarınız
dinlendi. Şimdi bir sürü seçeneğiniz var... İster restoranlardan
birine oturup keyifli bir alabalık ziyafeti çekersiniz.
İster önce rafting yapar, yemeği sonraya bırakırsınız...
Ya da otonuza atlayıp, köprüyü geçip Romalılardan kalma
Büğrüm Köprü'ye gidersiniz. Hemen solunuzdaki alanda
piknik yapar, doya doya yüzersiniz...
Şimdi dönüş yolculuğu
için iki seçeneğiniz var. İster, çayı solunuza alıp
devam edersiniz... İster geldiğiniz yoldan geri dönersiniz...
Antalya-Alanya yöresine yolu
düşen herkese bir günlerini Köprülü Kanyon'u gezmeye
ayırmalarını öneririm...
Resimlere
bakıp da raftingin zor bir iş olduğu hissine kapılmayın.
Rafting 7'den 77'ye kadın-erkek her yaşta insanın rahatlıkla
yapabileceği bir spor. Spordan da öte inanılmaz bir
keyif. Adının zora çıkmasıysa, sanırım her yerde yapılamayıp,
kalkıp buralara kadar gelmeyi gerektirmesinden kaynaklanıyor.
Rafting turuna iki kişilik
kanolar veya 12 kişilik botlarla gruplar oluşturularak
ve hocalar nezaretinde çıkılıyor. 12 kilometrelik parkur
boyunca cennetin bahçesini andıran yerlerde yüzme molaları
veriliyor. Güzelliğine düşkünler için, çamur banyosu
yapılan yerde duruluyor. Yemek molası (yemekler şirketten)
veriliyor. Ardından bitiş noktasına geliniyor. Buradan
geriye, sizi karşılayan otobüslerle dönülüyor.
NASIL GiDiLiR?
Köprülü Kanyon'a gitmek için Side'den yola çıktıysanız
Antalya yönüne doğru 25 kilometre gittiğinizde sağda,
yok eğer Antalya'dan yola çıktıysanız 50 kilometre
sonra ( Aspendos sapağını 5 kilometre geçince) solda
Selge-Taşağıl-Beşkonak tabelalarını görüyorsunuz. Buradan
saptınız mı, 35 kilometre sonra Köprülü Kanyon'dasınız.
Bu kadar ayrıntılı tarif etmemin nedeni, sapaktaki
'Köprülü Kanyon' tabelasının her ne hikmetse zor okunur
şekilde yerleştirilmiş olmasından kaynaklanıyor. |