TATİL KURDU
Nadir Elçi
Her salı gazetesinin "Otomobil" ekindeyim...
KÖPRÜLÜ KANYON ...
 
Bugün, Köprülü Kanyon'dayız. Göreceğimiz eşsiz doğal güzellikler karşısında adeta büyüleneceğiz... Çamların sahile kadar indiği çayda, rafting yapmanın zevkini yaşayacağız...

Köprülü Kanyon'un nasıl bir cennet olduğu, daha Antalya-Alanya yolundan sapar sapmaz belli oluyor. Sapakla kanyon arasındaki yolun büyük bölümü çam ormanlarıyla kaplı. Yer yer rastlayacağınız sedir ağaçları ise çamlara ayrı bir güzellik katıyor.

Sapaktan 25 kilometre sonra yolun çatallaştığını görüyorsunuz. Soldan devam ediyorsunuz ve 'Beşkonak 10 km' yol tabelasını görüp doğru yönde olduğunuzu anlıyorsunuz.

Kendi otonuzla gidiyorsanız dikkatli olun. Buradan sonra yol hayli virajlı ve tehlikeli. Bazı yerler iki arabanın yanyana geçemeyeceği kadar dar.

Biraz sonra, Toroslar'dan doğan Köprü Çayı'na ulaşıyoruz. Kıvrıla kıvrıla akan çayı solumuza alıp inanılmaz güzellikteki bir doğanın içinden geçerek yolumuza devam ediyoruz.

Çay kenarındaki, restoranları geçip önce sağa ardından sola doğru kıvrılan yoldan ilerliyorsunuz. Yol burada tekrar çatallaşıyor. Siz soldan devam ediyorsunuz. Biraz sonra Köprülü Kanyon'dasınız.

Tercihan aracınızı restoranların önündeki park yerine bırakıyorsunuz. M.S. 2. yüzyılda Romalılar tarafından kesme taştan inşa edilen ve günümüzde ağır kamyonların bile geçebildiği köprüye çıkıyorsunuz.

Oluklu Köprü çaydan 27 metre yükseklikte. Buradan Köprü Çayı'nın, gökyüzüne doğru yükselen duvar gibi dimdik kayaların oluşturduğu daracık kanyondan coşkuyla akışını seyrederken adeta büyüleniyorsunuz. Manzara burada tek kelimeyle eşsiz. Ardından köprünün hemen yanındaki taş basamaklardan sahile iniyorsunuz. Kendinizi, yine seyrine doyum olmayan bir doğa güzelliğinin içinde buluyorsunuz. Yürümekten yorulduysanız, çıkarın ayakkabılarınızı, oturun sahildeki kayaların üzerine ve ayaklarınızı buz gibi suya sallandırın.

Manzaraya doydunuz, ayaklarınız dinlendi. Şimdi bir sürü seçeneğiniz var... İster restoranlardan birine oturup keyifli bir alabalık ziyafeti çekersiniz. İster önce rafting yapar, yemeği sonraya bırakırsınız... Ya da otonuza atlayıp, köprüyü geçip Romalılardan kalma Büğrüm Köprü'ye gidersiniz. Hemen solunuzdaki alanda piknik yapar, doya doya yüzersiniz...

Şimdi dönüş yolculuğu için iki seçeneğiniz var. İster, çayı solunuza alıp devam edersiniz... İster geldiğiniz yoldan geri dönersiniz...

Antalya-Alanya yöresine yolu düşen herkese bir günlerini Köprülü Kanyon'u gezmeye ayırmalarını öneririm...

Resimlere bakıp da raftingin zor bir iş olduğu hissine kapılmayın. Rafting 7'den 77'ye kadın-erkek her yaşta insanın rahatlıkla yapabileceği bir spor. Spordan da öte inanılmaz bir keyif. Adının zora çıkmasıysa, sanırım her yerde yapılamayıp, kalkıp buralara kadar gelmeyi gerektirmesinden kaynaklanıyor.

Rafting turuna iki kişilik kanolar veya 12 kişilik botlarla gruplar oluşturularak ve hocalar nezaretinde çıkılıyor. 12 kilometrelik parkur boyunca cennetin bahçesini andıran yerlerde yüzme molaları veriliyor. Güzelliğine düşkünler için, çamur banyosu yapılan yerde duruluyor. Yemek molası (yemekler şirketten) veriliyor. Ardından bitiş noktasına geliniyor. Buradan geriye, sizi karşılayan otobüslerle dönülüyor.

NASIL GiDiLiR?

Köprülü Kanyon'a gitmek için Side'den yola çıktıysanız Antalya yönüne doğru 25 kilometre gittiğinizde sağda, yok eğer Antalya'dan yola çıktıysanız 50 kilometre sonra ( Aspendos sapağını 5 kilometre geçince) solda Selge-Taşağıl-Beşkonak tabelalarını görüyorsunuz. Buradan saptınız mı, 35 kilometre sonra Köprülü Kanyon'dasınız. Bu kadar ayrıntılı tarif etmemin nedeni, sapaktaki 'Köprülü Kanyon' tabelasının her ne hikmetse zor okunur şekilde yerleştirilmiş olmasından kaynaklanıyor.

 
Print al
Tavsiye Et
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Antalya'da hava...