TATİL KURDU
Nadir Elçi
Her salı gazetesinin "Otomobil" ekindeyim...
BOLU DAĞI GEÇİŞİ
 
Türkiye'nin doğusuyla batısı arasında köprü görevi gören Bolu Dağı'ndan hergün binlerce araç geçer. Yol topu topu 21 kilometredir ama yüzlerce kilometre yola bedeldir.

Havanın ayaz ama açık olduğu 28 ekim günü yollara düşüyoruz. İstanbul çıkışı TEM gişelerinde aracımızın kilometresini sıfırlıyoruz. İzmit, Adapazarı derken 200. kilometrede otoyolun bitim noktası Kaynaşlı'ya ulaşıyoruz. Gişelerden çıkıp Bolu Dağı'na sarıyoruz. Adapazarını geçince başlayan sulu karın burada ciddi ciddi yağdığını görünce şaşırıyoruz. Karın şiddetini yükseldikçe artırdığını görüyoruz.

Ne umduk ne bulduk?
Biz aslında buraya, Abant ve Yedigöller'in muhteşem sonbahar görüntüleri resimlemeye geldik. Hesapça gece Bolu'da kalıp sabah erkenden yola devam edeceğiz. Akşam yemekte, yöredeki dostlarımızla sohbet ederken, “Bu mevsimde yağan karın tutmayacağı” konusunda hemfikirdik.

Kar yarım metre
Ancak, gece yağmaya devam eden karın 29 ekim sabahı yer yer yarım metreyi bulduğunu görünce, yörenin huyunu suyunu iyi bilen biri olarak vallahi çok şaşırdık. Hemen fikir değiştirdik. Kış bastırınca yazmayı planladığız “Bolu Dağı Geçişi”ni öne aldık.

Keyif yolu
“Kaynaşlı gişelerden Abant Kavşağı arası topu topu 21 kilometre olan yolun da nesi yazılırmış?” demeyin.

Burası Türkiye'nin doğusuyla batısı arasında adeta bir köprü işlevi görür. Yaz, kış, bahar... Yılın 12 ayı birbirinden değişik ve eşsiz bir manzarası vardır. Özellikle Ankara-İstanbul arasında özel otosuyla yolculuk eden ehlikeyifler, genelde bu 20 dakikalık yolu oyalana oyalana 2 saatte ancak geçerler. Bu gecikmenin nedeni sadece enfes manzaranın seyri için verilen molalar değil, aynı zamanda yol boyunca sıralanan sayısız yeme içme yerleri, hediyelik eşya ve yerel ürünler satıcılarıdır.

Yolda kalmak da var
Bu son derce keyifli yol, kış bastırdı mı zaman zaman sürücü ve yolcuların korkulu rüyası haline de dönüşebilir. Sise özel lambalarla çözüm bulunmuştur ama aniden bastıran karın çaresi yoktur. Bazen sürekli tuzlama ve devamlı çalışan kar küreme araçları fayda etmez. Bir de bakarsınız yol, 1-2 gün (hatta daha fazlasını yaşadım) geçit vermez. Öyle olunca da tüm araçlar, içindeki yolcularla birlikte yolda mahsur kalır.

Gel de yazma
Dağ, sadece özel otoların uğrak yeri değildir. Şehirler arasında yolcu taşıyan pek çok otobüs firması da burada mola verir.

Altı üstü 21 kilometre gibi duran, ama çift şeritli olduğu için gerçekte 42 kilometre olan ve 420 kilometrelik bir yolda bile zor bulunur sayıda dur kalk yeri bulunan Bolu Dağı Geçişi'ni enine boyuna yazmamız bundandır.

 
 Bizim jeton geç düşer
Yapınca oluyormuş

Bolu Dağı Geçişi, 3-5 yıl öncesine kadar hayli ihmal edilmiş, bakımsızlıktan dökülür olmuştu. Nedeniyse inşaatı devam eden Bolu Dağı Tüneli'nin bitmek üzere oluşuydu. Ancak, büyük deprem evdeki hesapları bozdu. Fay hattı üzerindeki tünel ve çevre yolları zarar görmüş, iş yine eski yola kalmıştı.

Turizm merkezi olmalı
Bunun üzerine geçiş baştan sona yenilendi ve o zamana kadar gelgitli olan ve kazadan geçilmeyen yol çift şeritli hale dönüştürüldü. İyi de oldu. Bana sorarsanız, tünel açılıp trafik yoğunluğu azalınca burası müthiş bir turizm merkezi haline getirilebilir. Tabii, doğal güzelliği o zamana kadar bizler tarafından katledilmezse...

 
 Nerede kalınır
Yol üzerinde iki otel var

Koru Otel (Bolu Dağı) 0374 225 2290
Yurdaer Otel II (Bolu) 0374 253 4548

 
Nerede ne yenir
Ben buralarda yerim

Türkiye'de her 10 aşçıdan 9'u Bolulu'dur. Demem o ki yöredeki hemen tüm yeme içme yerlerinde yemekler lezzetlidir. Bana göre tek kusurları güzelim zeytinyağını tanımamalarıdır.

Otel Yurdaer
Sadece Bolu'dan değil, tüm Osmanlı mutfağından lezzetler tatmak isteyenlere, Abant Kavşağı'ndan Bolu'ya doğru giderken soldaki BP benzincisinin yanındaki Otel Yurdaer'in restoranını öneririm. Özellikle gurmelere, "sakın burayı pas geçmeyin, mönüdeki kazların da tadına bakın" derim. Yurdaer'in Mutfak Sanatları Merkezi, Avrupa Gurmeler Birliği üyesi olup sadece yemekleriyle değil mimarisi ve dekorasyonuyla da özgün bir yerdir. Aynı zamanda ressam olan sahibi Yurdaer Kalaycı, müthiş bir aşçı ve yörenin en renkli simalarındandır.

Koru Otel
Bol çeşit meze ve birbirinden lezzetli yemekleri lüks ama sıcak bir otel restoranı ortamında tatmak isteyenlere Koru Otel'i öneririm. Koru'nun restoranı, kurulduğu günden buyana sadece Bolu çevresinde değil, tüm Türkiye'deki favori mekanlarım arasında yer alır. Memnun kalmayanın hesabı tarafımdan ödenir.

Varan
ve Ulusoy
Kısa boylu oturacaklara, ayaküstü atıştıracaklara ve temiz tuvalet meraklılarına Varan ve Ulusoy tesislerini öneririm.

 
Neler alınır

Bagajınızda boş yer bırakın...

Taymek'in içine çemen, süt tozu, patates ve boy (Bolu yöresine has bir ot) konularak odun ateşinde pişen ekmeğine en azından ben bayılıyorum. Safranbolu Fırını'nın ekmeğini tatmadım ama o da “gel beni ye” diyor.

“Patatesin iyisi” deyince çok kişinin aklına Adapazarı gelir. Halbuki Adapazarlı üretici şeker pancarına döndüğü için eskisi gibi burada patates soğan yetişmez. Satılanlar da hep Bolu'dan gidenlerdir. Hemen söyleyeyim, seviyorsanız “çuval çuval alın” derim. Lezzeti eski Adapazarı'nı katlar.

Yol boyunca kekik balından ilaç niyetine kullanılan karakovan balına kadar her çeşidini bulabilirsiniz.

Yöre taze peynirleriyle de ünlüdür. Çeşitten yana yok yoktur.

Hediyelik tahta işleri yörede oldum olası gelişmiştir. Kocalarından memnun olmayan bayanlar oklavanın sağlamını, yemek meraklıları şimşir kaşık ve kepçe çeşitlerini, hamur tahtalarını ve daha nicelerini burada bulabilir.

Bunun dışında yol boyunca fındıktan cevize, salçadan turşuya, kuru bakliyattan pirince, hala dalında duran yayla elmasından kabağın bal kabağının hasına kadar herşeyin en iyisi bulunur.

Demem o ki, buradan geçeceklerin bagajlarında boş yer bırakmaları gerekir...

 
Adım adım yol (I)

Gezi yolu

Kaynaşlı-Abant Kavşağı

00.0 km.
Aracımızın kilometresini Kaynaşlı gişeleri çıkışında sıfırlıyoruz.

001.0 km.

Petrol Ofisi'in hemen yanındaki Safranbolu Ekmek Fırını'nın önünde duruyoruz. Ekmeklerinin pişkinliğine, hamurhanesinin temizliğine hayran kalıp sahibi Mehmet Bölükbaş'ı tebrik ediyoruz. Petrol Ofisi'in hemen yanındaki Safranbolu Ekmek Fırını'nın önünde duruyoruz. Ekmeklerinin pişkinliğine, hamurhanesinin temizliğine hayran kalıp sahibi Mehmet Bölükbaş'ı tebrik ediyoruz.

02.0 km.

Türk Petrol.

02.4 km.
U dönüşü.

03.5 km.
U dönüşü

03.8 km.
Türk Petrol.

04.0 km.
Kaynaşlı'da yol boyunca yan yana sıralanan yeme-içme yerlerini, hediyelik eşya ve yerel ürünler satıcılarını geçip Bolu Dağı rampasına vuruyoruz.

04.4 km.
Marko Paşa Mobil Dürüm Servis'in önünde duruyoruz. Devasa eski kamyonları alıp, treylerlerini kebapçı haline getirmişler. Niyetimiz dürümlerinin tadına bakmak ama kapalı olduğunu görünce hevesimiz kursağımızda kalıyor ve yola devam ediyoruz.
U Dönüşü

06.5 km.
Üst katı restoran alt katı market ve yerel ürünler satış yeri olan Berceste'ye geliyoruz. Park ediyoruz. Muhteşem bir antep fıstığı ve lezzetine doyamadığımız balından alıyoruz. Sahibi Yusuf Akdoğan'a rastlıyoruz. Kaliteli ürünleri için tebrik ediyoruz.

07.5 km.
Türk Petrol.

07.7 km.
U dönüşü. Karşı taraftaki Sebahattin'in Yeri et lokantasına geçmek isteyenler buradan dönebiliyor.

08.4 km.
Yola hakim manzaralı bir tepede kurulu Teras, müthiş keyifli çevre düzenlemesi ve bambu koltukları ile “gel otur” diyor ama ne çare hava izin vermiyor.

08.9 km.

Mudurnu Tavukçuluk'un yeni açtığı restoranının önünde park ediyoruz. Doğaya uygun mimarisini hayli beğeniyoruz. Tavuklarının tadına bakmıyoruz ama lezzetinden de şüphe duymuyoruz.

09.8 km.
Söğütlü Çeşme'de (Hacı'nın Yeri) durup, doya doya su içiyoruz.

10.2 km.

Karşı yönde Varan Tesisleri'ni görüyoruz.

10.6 km.
U Dönüşü. Buradan istersek Varan'a dönebiliyoruz.

10.8 km.
Cep şeklinde küçük bir otopark görüyoruz.

11.3 km.
İsmail'in Yeri'nde şöyle bir soluklanıyoruz. Karşı yöndeki seyir yerine geçip (Trafiğin yoğun olduğu zamanlarda asla denemeyin), dağın enfes manzarasını içimize sindirmeye çalışıyoruz.

12.7 km.

Devasa büyüklükteki “Uçar Et Mangal” tabelasını görüyoruz. Tesisler hemen arkasından geliyor.

14.7 km.
Konumuna hayran olduğumuz Karanlık Dere Restoran'ı geçiyoruz. Buraya oldum olası bayılıyoruz da geçişlerimiz saatine denk gelmediği için bir türlü uğrayamıyoruz.

17.3 km.
Bölge Trafik Müdürlüğü'nün önündeyiz.

18.2 km.
Ulusoy Tesisleri'ne ve hemen yanındaki Shell benzincisine geliyoruz. Bir çay molası veriyoruz. “İn bin” derken biraz üşüttüğümüzü hissediyoruz. iki aspirin içiyoruz.

19.0 km.

Mazhar Mürtezaoğlu (Kartalkaya Kayak Merkezi'nin de kurucusu) tarafından kurulduğu günden bu yana “dağın incisi” hüviyetinden bir şey kaybetmeyen Koru Motel'e geliyoruz. Sık sık uğradığımız ve fırsat buldukça konakladığımız için mönüsünün zengin, yemeklerinin enfes olduğunu biliyoruz. Arkalarda kaldığı için, yoldan geçerken pek farkedilmeyen marketinde bol çeşit (üstelik en kalitelisinden) yöresel ürünler olduğundan haberimiz var. Çünkü genelde alışverişimizi buradan yapıyoruz.
Ancak ne yazık ki, günler kısa işimizse uzun olduğu için pas geçiyoruz.

19.1 km.
Petrol Ofisi.

20.0 km.
Taymek'e uğruyoruz. Yıllardır beğeniyle yediğimiz müthiş lezzetli ekmeklerinden alıyoruz. Bu yıl yöresel ürünler satmaya başladıklarını da görüyoruz. Devekuşa yumurtası büyüklüğündeki tavuk yumurtalarını görünce sepetiyle kapatıyoruz.

21.0 km.
Bu arada soğuktan arabamızın silecekleri, kapısı, bacası donuyor. İstanbul'dan yaz havasında çıktığımızdan ve bu mevsimde böylesi bir kar ve soğuk beklemediğimizden hazırlıksız yakalanıyoruz. “Buz çözücü” almak için Natura Alışveriş Merkezi'ne uğruyoruz.

Hava buz gibi ya, çağrışım yapıyor. Bir de köy tarhanası alıyoruz. Soğuktan beynimiz de donmuş olacak ki yanımızda tava, tencere, ocak taşımadığımızı düşünemiyoruz.

Hava buz gibi ya, anlaşılan çağrışım yapıyor. Kalkıp bir de tahrana alıyoruz. “Lezzetli miydi bari” diye sorarsanız, "harika" diyoruz.

21.1 km.
Total Benzinci'si ve ATM (iş Bankası).

21.5 km.
Şimdi Abant Kavşağı'ndayız. Ankara yönüne gidiyorsak, TEM'e çıkmak için sola saparız. Rotamız Kartalkaya veya Yedigöller ise direkt karşıya geçip Bolu yönüne devam ederiz. Abant'a gidiyorsak sağa saparız. Ancak bu defa hiçbirine sapmıyoruz. Dağı bir de karşı yönden arşınlayacağımız için geri dönüyoruz.

 
Adım adım yol (II)


Gezi yolu

Abant Kavşağı - Kaynaşlı

00.0 km.
Abant Kavşağında kilometremizi sıfırlıyoruz.

00.1 km.
Hemen sağımızdaki Gökdemir Et Mangal Tesisleri'ni ve Shell Benzin İstasyonu'nu geçiyoruz.

00.3 km.
Total Benzincisi ve Öztürkler tesisleri. ATM (İş Bankası).

00.6 km.
Abant Et Mangal tabelasını görüyoruz. Yozgat'ın testi kebabıyla ünlüdürler. İyi de bizde vakit ne gezer? Haliyle yola devam ediyoruz.

02.0 km.
U dönüşü. Ankara yönünden gelip de Koru Otel'e gidecekler buradan sapıyor.

02.7 km.
Şimdi Jandarma'nın önünden geçiyoruz.

03.4 km.
Karşı yönde Ulusoy'u görüyoruz.

04.0 km.
Karşı yöndeki Bölge Trafik Müdürlüğü'nün önünden geçiyoruz.

05.0 km.
U dönüşü. Ulusoy'da dinlenmek isteyenler buradan geri dönebiliyor.

05.1 km.
Şu anda Bolu Dağı'nın en yüksek noktasını (800 m.) geçiyoruz.

06.4 km.
Petrol Ofis'i ve Köroğlu Et Mangal Restoran'ı geride bırakıyoruz.

07.2–07.4 ve 07.8-08.4 km.
Mola yerleri ... Burada seyir için duranlar, bir yandan tahta ağırlıklı hediyelik eşya satıcılarından alışveriş de yapabiliyor.

08.8 km.
Bakacak'a geliyoruz. Yayla, Bereket, Doğan ve Aslan Et Mangal yerleri hemen sağımızda yanyana sıralanıyor.

09.0 km.

Hacı Bey Et Mangal'ın önünden geçiyoruz.

09.2 km.
Muhtar'ın Yeri'ndeyiz.

09.6 km.
Çınar Et Lokantası, Kazım'ın Yeri ve Cafer Usta'nın bulunduğu cebe geliyoruz.

11.0 km.

İsmail'in Yeri'nin tam karşısındaki seyir yerinde aracımızı park ediyoruz. Şu anda resmen bulutların üzerindeyiz. Altımızdaki vadide Bakacak'ın aşağı mahalleleri yer alır. Manzarası enfesti ama bulutların altında kaldığı için pek seçemiyoruz. Yolun üzerinde devam eden yukarı mahalleri ise net olarak görüyoruz. Bulutlar yer değiştirdikçe farklılaşan manzara bizi adeta büyülüyor.

11.3 km.
Şimdi dağın ilk doğru düzgün yeme içme yerlerinden Varan'dayız. Burayı 60'lı yıllarda Mazhar Mürtezaoğlu kurdu. Sonrasında Varan'a devretti. (Murtezaoğlu - ki Bolulular'ın heykelini dikmeleri gerekir- sonrasında Koru Motel'i ve ardından Kartalkaya Kayak Merkezi'ni de kurdu.)

Bir yenden Devasa ince belli bardaklarından çayımızı yudumluyoruz. Bir yandan da pek de beğendiğimiz kaşarlı tostundan yiyoruz. Aslında yemeklerini de beğeniriz ama “şimdilik erken” diyoruz.

Dönüş yolunda evine birşeyler götürmek isteyenlere yöresel ürünlerin satıldığı marketini öneriyoruz.

Yolda parasız kalanlara burada da bir ATM (Akbank) olduğunu hatırlatıyoruz. Depomuzu hemen yanındaki Petrol Ofisi'nde fulluyoruz.

12.0 km.
Kamyon Parkını, Ferda'nın Yeri'ni ve U dönüşü geçiyoruz.

13.1 km.

Aygün Et Mangal hemen sağımızda.

13.9 km.
Sebahattin'in Yeri'ne geliyoruz. Sadece ünlü Akçaabat köftesinin değil etlerinin de ne kadar lezzetli olduğunu daha önceki tecrübelerimizden biliyoruz.

15.4 km.

Çillioğlu'nu geçiyoruz.

15.7 km.
Hakan'ın yeri ve Yıldız'ı geride bırakıyoruz.

17.0 km.
U dönüşü.

17.7 km.
Petrol Ofisi.

17.9 km.
Veziroğlu Petrol.

19.0 km.
Total.

19.3 km.
Taymek'in önünden geçiyoruz. Buranın ekmeklerinin gerçekten müthiş lezzetli olduğunu çok iyi biliyoruz.

20.6 km.

Ramazan'ın Yeri'nde duruyoruz. Kaç saattir in bin derken, yakında donacağımızı hissediyoruz. “En iyi ısıtıcıdır” deyip bir kavanoz kekik balı alıyoruz. Bir de kaşık rica ediyoruz. Yarısını mideye indiriyoruz. Tabii içimiz bayılıyor. Aaaa o da ne? Bir çuvalda vallahi ceviz iriliğinde fındık görüyoruz. Bir iki avuç alıyoruz. Getirdikleri tokmakla kırıp balı bastırıyoruz. Burada İran işi hediyelik eşyalar da var ama doğrusu ilgi alanımıza girmediği için onları pas geçiyoruz.

20.7 km.
Petrol Ofisi. Hemen yanında söğüt ağaçlarının altında bir çanak çömlek satıcısı görüyoruz. Doğrusu intizamlı görünüşü pek de hoşumuza gidiyor.

21.0 km.
Total benzincisi.

21.5 km.
Kaynaşlı bitimindeki ışıklara geliyoruz. İstanbul yönüne gideceksek TEM'e çıkmak için sağa sapıyoruz. Düzce'ye gideceksek direkt devam ediyoruz. Ama bizim buralarda işimiz bitmedi ki... Bir iki gün daha kalıp buraların bir de (sisten buluttan beceremediğimiz) resimlerini çekeceğiz. Bu nedenle gerisin geriye dönüyoruz.


Foto Galeri
Geçiş artık çift yol
Mekanlar güzel
Marko Paşa
Berceste
Teras Cafe
Dağın incisi Koru
Manzara doyumsuz
Gecesi muhteşem
Yurdaer Otel
Çanak çömlekçi
Karanlıkdere
Safranbolu fırını
 
Print al
Tavsiye Et