Güney'de
Akdenize, batıda ve kuzeyde Ege Denizi'ne cepheli Bodrum
Yarımadası'nın her köşesi ayrı bir cennet. Kayalık denizden
hoşlananlara kayalık deniz, kum isteyene kum, çakıl
arayana çakıl hepsi burada birarada. Çamlarla denizin
kucaklaştığı yerde yüzme merakınız varsa o da var. Tatili
ister kafa dinlemek, ister kurtlarınızı dökmek olarak
algılayın adresiniz Bodrum Yarımadası.
Burası her zevke olduğu gibi her keseye de cevap veriyor.
Yarımadada mütevazi pansiyonlardan, kapısından bakamayacağınız
tatil köylerine kadar her çeşit konaklama tesisi var.
Yarımadanın tümünde en iyi tatil mevsimi eylülün ikinci
yarısında başlıyor ekimin sonuna, hatta kasımın ortalarına
kadar devam ediyor. Deniz biraz serin olmakla birlikte
mayıs ayının güzelliğine de doyum olmuyor. Bu dönemde
kalabalık çekildiği için, kaldığınız pansiyonda, motelde,
otelde olsun, yemek yediğiniz restoranda olsun bey muamelesi
görüyorsunuz.
Dalma merakınız varsa tam yerindesiniz. Yarımadanın
her tarafında denizin dibi son derece hareketli. Üstelik
zıpkın balıkçılığı için de birebir.
Yarımadanın bir özelliği de denizyoluyla Datça ve Didim'e
bir saat mesafede olması. Demem o ki, Bodrum yarımadasında
kalıyorsanız bu yöreleri de gezip görebilirsiniz. Datça'ya
feribot Bodrum kalesinin önünden, Didim'e ise Torba'dan
hareket ediyor.
Bodrum'da meyhaneler sabaha kadar açık. Sadece onlar
mı, çaycısı, lokantası hepsinde servise devam. Sokaklarında
yerlisi yabancısı, kızlı erkekli bir sürü insan...Kimi
bir yerlerden gelip bir yere gidiyor. Kimi kaldırımın
kenarına oturmuş bir yandan şarabını yudumlarken sohbet
kaynatıyor. Kimi sarmaş dolaş öpüşüyor. Bazıları anlaşılan
içkiyi fazla kaçırmış olacak ki, olduğu yerde uzanmış
mışıl mışıl uyuyor. Kimse de kimseye dönüp bakmıyor.
Eskiden Bodrum'un her yerinden denize girilebiliyordu.
Şimdi artık pek tavsiye etmem. Siz en iyisi günlük tekne
turlarını tercih edin. Bodrum'un birbirinden cennet
koylarında denize girin. Turlar çeşit çeşit. Birinci
seçeneğiniz Karaada, Poyraz Limanı, Tavşan Burnu, Bardakçı...
İkincisi Akvaryum, Bağla, Kargı, Arantel. Üçüncü tercihiniz
Oraklar. Ben sizin yerinizde olsam, hergün birine katılır,
tüm koyların tadını çıkarırım.
Bodrum'a kadar gidip de, ilçenin simgesi olan ve her
yerinden görünen eşsiz güzellikteki kalesini ve içindeki
sualtı müzesini gezmezseniz yazık olur derim. Kale,
"Made in Rodos Şövalyeleri" damgası taşıyor.
Bodrum yarımadasının keyfini çıkarmak için ille de Bodrum'da
kalmanız gerekmiyor. Diğer belli başlı yerleşim yerleri
Güvercinlik, Torba, şimdilerde aynı belediye altında
toplanıp Göltürkbükü adını alan Gölköy ve Türkbükü,
Gündoğan, Yalıkavak, Kadıkalesi, Gümüşlük, Turgutreis,
Karaincir, Akyarlar, Yahşi, Bitez , Gümbet, Bardakçı
şeklinde sıralanıyor. Nerede kalırsanız kalın, diğerlerinin
en uzağı ile aranızdaki mesafe yarım saati geçmiyor.
Üstelik hepsi arasında sürekli dolmuş çalışıyor. Demem
o ki, yarımadanın tadını çıkarmak için ille de özel
oto sahibi olmak da gerekmiyor. Yeter ki siz, bu cennet
köşeleri tümüyle yaşamayı isteyin.
Kaptan Hiko
Bodrum'un en usta kaptanlarından Hikmet Filis (Kaptan
Hiko) 45 yaşında. Sadece Bodrum çevresini ve bizim sahilleri
değil tüm Ege ve Akdeniz'i, en küçük kayalığına, tüm
ada ve koylarına kadar avucunun içi gibi bilir. Çeyrek
asırdan fazla tanırım. Bugüne kadar dalıp da eli boş
döndüğünü görmedim. Filesi her zaman en küçüğü 2-3 kiloluk
orfozlar, ahtapotlarla dolar taşar. Öyle olunca mavi
yolculuğa Kaptan Hiko'yla çıkanlar, ben gibi balık kürü
yapma şansına da sahip olurlar. Hikmet, 16 metrelik,
duşlu tuvaletli 3 kamaralı, yelken donanımlı teknesine
de kendi lakabını ad olarak seçmiş. Gulet tipi "Kaptan
Hiko", en sert denizlere bile dayanıklı olmasını
eğrilerinin dut ve okaliptus ağacından yapılmasına borçlu.
Kamara ve güvertesinde maun ve tik ağacı kullanılmış.
Radarı, sonarı, telefonu her bir donanımı eksiksiz.
Özel ve uzun turlara çıkacak olanlara öneririm. Tel:
0532.2710075
|