TATİL KURDU
Nadir Elçi
Her salı gazetesinin "Otomobil" ekindeyim...
ALANYA ÇEVRESİ...
 
Yöreyi, sadece eşsiz kumsallarında güneşlenip, denize girilebilecek bir yer olarak algılarsanız Alanya'ya; çevresindeki doğa harikası ve tarihi yerleri görmeden geçerseniz de kendinize haksızlık etmiş olursunuz.

Alarahan ve Kalesi:
Alanya'nın 35 kilometre kuzey batısındaki Alarahan Kervansarayı, 1231 yılında Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat tarafından inşa edilmiş. Devrinin en ince mimari örneklerini taşıyor. 200-250 metre yükseklikte çok dik bir tepenin üzerinde kurulu Alarahan Kalesi'niyse kimin yaptırdığı bilinmiyor. Bilinen tek şey, insan buraya çıktığı zaman kendini uçakta sanıyor. Alarahan Kervansaray'ı ise günümüzde eğlence ve küçük çapta alışveriş merkezi işlevi görüyor. Antalya ve Alanya yöresinde kalan yabancı turistler buraya bayılıyorlar...

İncekum:
Adını kumunun inceliğinden alan yöre, Alanya'nın 35 kilometre batısında, Antalya yolu üzerinde. Pek çok büyük turistik tesisin yer aldığı İncekum, adını incecik kumlu denizinden alıyor. Sahildeki plajlarından günübirlik yararlanılabiliyor. Ayrıca hemen yanındaki çam ormanı içindeki orman kampı, günübirlik piknik alanı ve mokamp olarak hizmet veriyor. Bazı çadırcılar, tüm yazı burada geçiriyor...

Şaraphasan:

Adındaki 'şarap' sizi yanıltmasın. Burası meyhane değil... Gazipaşa istikametinde Alanya'ya 15 kilometre mesafede, küçük bir tepenin üzerinde kurulu bir kervansaray. Yaptıran, Selçuklu Sultanı Keyhüsrev...

Ulaş:
Alanya-Antalya yolu üzerinde 5. kilometrede enfes bir çakıl denizi ve piknik alanı. Buradan denize girmenin tadına doyum olmuyor. Ancak hemen belirteyim, aniden derinleştiği için, denizin coştuğu günlerde kırılan dalgalar tehlike yaratabiliyor. İyi yüzme bilmeyenlere ve küçük çocuğu olanlara 'dikkat' derim...

Damlataş Mağarası:
Eski Alanya'yı oluşturan yarımadanın hemen başlangıç noktasındaki bu mağarayı görmeden geçmeyin derim. Ortalığın cayır cayır yandığı günlerde bile serin olan bu muhteşem mağara, astım hastalarına iyi geliyor...

Deniz mağaraları:
Alanya Kalesi'nin yer aldığı yarımadanın altındaki, eşsiz güzellikteki mağaralara sadece denizden ulaşılabiliyor. Zamanında buraları korsanlar mekan tutmuş... Yemedikleri halt kalmamış...

Hasbahçe Köşkü:
İlçenin 1.5 kilometre kadar kuzeyindeki Hasbahçe Köşkü'nü, Alanya'yı kışlık başkent yapan Selçuklu Sultanı Keykubat inşa ettirmiş. Buradaki bin yıllık çınar ağaçlarının gölgesinde, muz ve portakal ağaçlarının kendilerine has kokusunu duyarak, şırıl şırıl akan suların sesini dinleyerek serinletici bir şeyler içmenin keyfi doyumsuz...

Dimçayı:
Alanya'nın şehir suyu ihtiyacını karşılayan Dimçayı için, yörenin kalbidir diyebiliriz. İlçeye 15 kilometre uzaklıktaki Dimçayı, Toros Dağları arasındaki dar boğazları, iki yanını kaplayan ulu çınar ağaçları ve gürül gürül akan suları ile görülmeye değer güzellikte... Çevresinde piknik yapabilir, mayonuzu unutmadıysanız buz gibi sularında serinleyebilirsiniz...

Syedra:
'Biraz da tarih' derseniz, ne duruyorsunuz? Eski Roma kenti Syedra, Alanya'nın doğusunda ve sadece 20 kilometre uzaklıkta.

Lotape:
Syedra'ya kadar gelmişken 10 kilometre daha giderseniz bir diğer Roma kenti Lotape'ye ulaşabilirsiniz. 'Özel otom yok' demeyin. Alanya-Gazipaşa minibüsleri yakınından geçiyor.

Deretürbelinas Yaylası: Alanya'ya özellikle temmuz-ağustos aylarında gitmişseniz, sıcaktan yanacaksınız demektir. Eşsiz bir doğayı doya doya içinize sindirerek biraz serinlemek isterseniz, adresiniz Deretürbelinas Yaylası'dır. Alanya'da yayladan bol bir şey yok. Tamamı, tamı tamına 20 tane. Bunlardan Gedevet ve Pınarbaşı yaylalarında yeralan birbirinden güzel çardakaltı lokantalarda çayınızı, kahvenizi, içkinizi yudumlamanın; birbirinden lezzetli yemeklerin tadına bakmanın keyfine doyamayacaksınız. Yaylalar Toroslar'da ama, ilçeye topu topu 30-40 kilometre uzaklıkta...

Kızıl Kule:
Alanya'nın adeta simgesi olan Kızıl Kule'yi, limanda yer aldığı için nasılsa göreceksiniz. Ancak, içine girip şöyle bir gezmezseniz hatırım kalır...

Alanya Kalesi:
Alanya'ya gidip de görkemli kalesine çıkmamak, 'Alanya'ya hiç gitmemekle eşdeğer' derim. Kale'den Alanya'nın kuşbakışı görünümü gerçekten doyumsuz...

Tersane:
Alanya'nın bir diğer simgesi olan ve Kızıl Kule'nin hemen yanındaki tersane'yi de nasılsa göreceksiniz. Ancak, uzaktan bakmakla yetinmeyip, ister karadan yürüyerek, ister tekneyle denizyolundan gidip mutlaka gezin derim. Tersane 'Made by Sultan Keykubat' damgası taşıyor...

 
Print al
Tavsiye Et
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Alanya'da hava...