Akdeniz
Bölgesi'nin en önemli turizm merkezlerinden Alanya,
eski ve yeni Alanya olmak üzere iki kısımdan oluşuyor.
Eski
Alanya, şimdiki ilçenin ortasından denize doğru uzanan
yarımadanın üzerinde kurulu. Sit alanı ilan edildiği
için, meyve bahçeleri içindeki, hepsi birbirinden güzel
tek veya iki katlı eski evleri olduğu gibi korunmuş.
Yeni
Alanya ise yarımadanın batısında ve doğusunda uzanan
uçsuz bucaksız sahilde yanyana dizilmiş çok katlı binalardan
oluşuyor.
ESKİSİ DAHA GÜZEL
Bana sorarsanız, Alanya'yı solumak için eski Alanya'da
dolaşmak gerekiyor. Yenisi ise büyük şehirlerde zaten
içinde yaşadığımız, beton yığınından başka bir şey
değil.
Alanya'nın batısında ve doğusunda uzanan kumsalların
ucu bucağı yok. Denizin keyfini çıkartmak için çevrede
hemen deniz kenarında yer alan bol yıldızlı otellerde
kalmak da şart değil.
İster yarımadanın üzerinde kurulu
eski Alanya'daki pansiyonlarda, ister yeni Alanya'nın
iç kesimlerindeki otel, motel, ve pansiyonlarda kalın,
'denize nereden girerim' diye bir düşünceniz olmuyor.
Çünkü burada denize, keyfinize göre istediğiniz yerden
girebiliyorsunuz. Yeter ki aradığımız kum olsun. Çünkü
Alanya ve çevresinde çakıl veya kayalık yerlerden denize
girme olanakları fazla değil.
Alanya'nın en büyük özelliklerinden biri,
her zevke her keseye uygun pek çok otel, motel ve pansiyon
bulunması. Burada 5 yıldızlı, içinde her şeyi bulabileceğiniz
turistik tesislerden, mütevazi bütçelere hitap eden
pansiyonlara kadar her çeşit konaklama tesisi fazlasıyla
mevcut.
Alanya'ya gidecek olursanız denizden arta kalan
boş zamanlarınızın çoğunu ve özellikle gecelerinizi,
eski Alanya'nın hemen altındaki limanın devamındaki
'Çarşı'da geçirmenizi öneririm. Burada kafeler, barlar,
restoranlar yanyana diziliyor. İnsan hangi birine gireceğini
şaşırıyor.
O
kadar mı? En ucuzundan, en pahalısına her tür giyim
kuşam, hediyelik eşya satan mağazalar da burada yer
alıyor. Alışveriş yapmasanız bile, burada dolaşmanın,
vakit geçirmenin keyfi bir ayrı oluyor.
Çarşıda göze
ilk çarpan, büyük şehirlerde bile zor bulunacak saatlerin
satıldığı saatçiler ve mücevheratçılar. Üstelik sayıları
o kadar çok ki, insan şaşırmadan edemiyor.
TEKNE TURLARI DOYUMSUZ
Alanya'ya yolu düşenlerin mutlaka yapması gereken
bir aktivite de, günübirlik tekne turlarına katılmak...
Limandan başlayan turların bir bölümü tersaneden başlayıp,
kalenin altındaki korsan mağaralarında devam ediyor...
Kleopatra Plajı'nda son buluyor. Bazıları ise doğa
harikası Ulaş Plajı'na kadar uzanıyor.
Diyelim ki Alanya'ya,
sadece o eşsiz kumsallarında güneşlenip, denize girmenin
keyfini çıkarmak için gittiniz. Bu kadarla kalırsanız
hem kendinize hem tatilinize yazık etmiş olursunuz.
zira sadece Alanya'da değil, yakın çevresinde de görülmeye
değer o kadar çok yer var ki...
'Özel otomobilim yok ki. Nasıl gider, nasıl
gelirim' bahanesinin arkasına sığınmayın. Zira, çevreye
dolmuş seferleri, Kadıköy-Eminönü vapur seferlerinden
daha sık.
Adını Atatürk koydu...
Alanya'nın bilinen tarihi M.Ö. 4'ncü yüzyılda başlıyor.
Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat, 1221 yılında şehri
alınca Kolonoros (Güzel Dağ) olan adını 'Alaiye' olarak
değiştirmiş. Bugünkü adı Alanya'yı ise 1935 yılında
Atatürk koymuş.
NEREDE KALINIR?
Alanya Otelciler Birliği Tel: 0242 511 6802
|